Dışişleri Bakanı Hakan Fidan geçen hafta bir gazetecinin sorusu üzerine Milli uçak KAAN'ın motorunun lisansını alabilmek için amerikadan onay bekledikleri yönündeki açıklamaları gündemi baya meşgul etti.Bu açıklamaları gayriihtiyari mi yoksa kasıtlı mı yaptı sorusuna cevap arayan yüzlerce yorum ve analiz yapıldı.Çünkü Fidan'ın yaptığı bu açıklama Ak Parti'nin tabana yöenlik yaptığı propagandaki çöp ediyordu resmen.
Eğitim, hukuk, adalet, insan hakları, ekonomi gibi alanlarda dip yaptığımız bir dönemde A Haber tesiri altında bulunan Akp tabanının öne sürdüğü tek argüman kendi uçağımızı üretiyoruz.
Bunun canlı örneğini yaşadım.Daha doğrusu onlarca örnekten bir örnek.Taziye dolayısı çeşitli şehirlerden akrabaların geldiği Adana'dayız. Taziye falan gene siyaset konusu falan açılıyor bir şekil. Yıllar önce İstanbul'da olduğum zaman siyasi tartışmalara girdiğimiz amcaoğlu da burda.Yıllar içerisinde ufacık bir ilerleme yok bu kadar ekonomik ve sosyal tahribata rağmen hala iktidarı savunmaya bunu da milliyetçiliğinden dolayı yaptığını savunabiliyor. Seni de devletini sevmemekle itham edecek hadsizlikte bulunabiliyor kendisinin ve savunduğu zihniyetin vatana devlete nasıl bir hainlik yaptığının farkında olmadan. Az önce bulunduğumuz yapandan Allah razı olsun deyip yapanın basit uydurma suçtan savundukları diktatörya tarafından içeri atılan Adana Büyük Şehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar olduğunu öğrendiklerinde bozardıkları gibi.
Bu akraba ile taniyonu yükseltmeden muhabbet etmeye çalışırken ekonomi ne hale geldi beş litre yağ iki ayda 300 TL'den 400'e yükseldi dediğimde bana ne senin yağından yaptığımız uçağa bakarım diyor.
Fidan'ın açıklamaları aklını başına getirir mi hiç sanmıyorum.Bunun gibi yüzlerce örnek var çünkü.
Evet maalesef bunlara dokunmayan yılan bin yıl yaşasın zihniyetindeler.Ne hukuk ne adalet ne liyakat ne ekonomi hiçbir şey umurlarında olmaz.
Maalesef mankurtlaşan kafalarının farkında olmadan kendinilerini en büyük milliyetçi, Müslüman olarak algılalamaya devam edip freni patlamış tren gibi durdurmak için hiçbir çaba sarfetmeyip ülkemizin uçuruma sürüklemesine en büyük katkıyı yapmaktalar.
Şayet savundukları gibi olsaydı keşke milli uçağımızı, otomobilimizi kendimiz üretsek ekonomimiz şahlansa da ay sonunda kiramı faturamı nasıl ödeyeceğim derdinde düşmezsek, parti referansı değil liyakatın geçerli olduğu üniversite mezunu gençlerimiz iş bulmak için torpil bulmak için değil başarılı olmak için çaba sarfetse, vatandaş fikrini beyan ederken, hükümetin icraatlarını eleştirirken polis baskını yaşama endişesi taşımasaydı hepimiz oturur alkışlardık.
