CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısı konuşmasında İktidara çok sert eleştiriler yöneltti.Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AKP Genel Başkanı diye hitap etmesi dikkatlerden kaçmadı.
Sözcü'ye yapılan operasyonlardan sorumlu savcılara da ağır ithamlarda bulundu."Cumhuriyet savcısı saraydan emir almaz Sözcü'de Fetö'cu bulunmaz Fetocü arıyorsan Bakanlar Kuruluna bak Akp grubuna bak" ifadelerinde bulundu.
Ayrıca "gazetecilerin gazetecilik mesleği gereği bu konuyu kaçırmamaları gerekirken Erdoğan'ın Tüsiad'taki konuşmasında bir itirafını görmezden geldiklerini" söyledi. Kılıçdaroğlu Erdoğan'ın şu itirafta bulunduğu iddia etti. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın Tüsiad konuşmasında Gaziantep Saldırısına kadar sabrettik sözünü bundan önceki Niğde'de şehit edilen iki, asker, Ankara Garı saldırısı,Suruç Saldırısı ve Sultanahmet saldırılarına rağmen ışıde terör örgütü denilmediğini iddia etti.
Haberturk'ün Haberi;
"OHAL'LE BÜTÜN İSTEDİKLERİNİ GERÇEKLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR"
"Kontrollü bir darbe girişimi olduğu konusunda kanaat giderek güçleniyor. OHAL'le bütün istediklerini gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Kararnamelerle demokrasiyi falan tamamen askıya aldılar. Darbe girişiminin getirdiği atmosferden de yararlanarak anayasayı değiştirdiler. Bu anayasa mühürsüz bir anayasadır. Bu anayasanın Cumhurbaşkanı yemini bölümünü bir daha okumak isterim: Üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma, büyük Türk milleti ve tarih huzurunda namusun ve şerefim üzerine and içerim."
İSTANBUL VALİSİ'NE 19 MAYIS TEPKİSİ
"Valilik Beşiktaş Belediyesi'nin 19 Mayıs törenlerine, yürüyüşüne izin vermedi. Belediye Başkanımız bütün gazetelere tam sayfa ilan verdi. Bunun üzerinde "toplumu tahrik edici ve kamu düzenini bozan ilan verdiğin için" gerekçesiyle soruşturma açıldı. Sen kim oluyorsun Vali Bey. Diğer belediyelere izin veriyorsun, valiysen valiliğini yapacaksın. Bize sarayın valisi değil, devletin valisi lazım."
SÖZCÜ GAZETESİNE OPERASYON TEPKİSİ
"Sözcü gazetesine de operasyon yapıldı. "Suçlama, hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse iştirak", "FETÖ'ye üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek". Sözcü gazetesini FETÖ ile suçlamak aklın kabul edeceği bir şey değil. Sözcü gazetesi halkın sözcüsüdür arkadaşlar. Halk adına yayın yapar. Sözcü gazetesi Atatürkçülükten, demokrasiden, uygarlıktan ödün vermeyen bir gazetedir. Sözcü gazetesinin yazarları kalemini satmayan ve dik duran, onurlu yazarlardır. Sözcü gazetesinin sürekli denetlendiğini biliyoruz ama açığını bulamazlar. Yazarlarına sansür uygulamayan ender gazetelerden birisidir. İhale peşinde koşmaz Sözcü gazetesi. 'İktidara yalakalık yapalım da malı götürelim' kimliği ve kişiliği de yok. Kamu bankaları bütün uyduruk gazetelere ilan verirler ama Sözcü'ye ilan vermezler. THY okunamayan ne kadar gazete varsa tomar tomar alır onlar okunmaz ama Sözcü gazetesini THY'ye bile sokmazlar. Bu adalet midir? Ne Cumhuriyet gazetesini susturabilirsiniz ne de Sözcü'yü susturabilirsiniz. Cumhuriyet gazetesi için bir FETÖ'cü savcı buldular davayı ona açtırdılar. Sözcü için de dosya boş açamıyorlar, sonunda bir savcı buldular. Savcı kardeşim, sen sarayın savcısısın. Sen Cumhuriyet Savcısı değilsin. Cumhuriyet Savcısı yasalara bakar. Savcı iktidarın maşası olmaz. Onurludur cumhuriyetin savcısı. Cumhuriyet savcısı iradesini iktidara teslim etmişse o sarayın savcısıdır. FETÖ'cü arıyorlar. Sen FETÖ'cü arıyorsan Bakanlar Kurulu'na bakacaksın. AK Parti grubuna bakacaksın, saraya bakacaksın sen.
"BUGÜN TÜRKİYE KARŞI DARBE GİRİŞİMİYLE KARŞI KARŞIYA"
"Havuz medyasından, Star gazetesinden; "Erdoğan bugüne kadar cemaatten gelen talepleri yerine getirdiğini belirterek 'bizim bir birlikteliğimiz var' diyor" Sen cumhuriyetin değil, sarayın savcısı olduğun için bunu görmüyorsun. Tayyip Erdoğan'a ne getirdiler de geri döndü. Dönen bir şey yok. Rabbim şahittir diyor. Senin ne haltlar ettiğini biz gayet iyi biliyoruz. Bunları soruşturacak yürekli bir savcı var mı? Öyle bir savcı arıyoruz. Dürüst, yürekli bir Cumhuriyet Savcısı arıyoruz. 15 Temmuz kontrollü darbe girişiminden sonra, bunun da ipliğini çıkaracağız yakında herkes tanık olacak buna, binlerce mağdur yarattılar. FETÖ'cü diye baklavacı buldular, çikolatacı buldular, esnaf buldular, hakim buldular, savcı, vali buldular ama ne hikmetse siyasetçi bulamadılar. Bu memleketi kimler yönetecekti? Nerede bu darbenin siyasi ayağı? Gizliyorlar. Neden o komisyona darbeye bizzat tanıklık edenler bilgi vermiyorlar. Kontrollü darbe açığa çıkmasın diye. Kimin ne yaptığını gayet iyi biliyoruz. 15 Temmuz karşı darbe girişimidir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti bir karşı darbe girişimi ile karşı karşıyalar. Binali Bey 'FETÖ'nün siyasi ayağı yok' diyor. Sanıyor buna inanacağız. Siyasi ayağı var; Saraydan başlayarak AKP grubuna kadar gelirsin. FETÖ'yü beslediler, büyüttüler. 'Aynı menzile gidiyoruz' dediler. Sensin FETÖ'cü. Senden daha iyi bu işi bilen mi var?"
"TARAFSIZLIK BİR PARTİYE ÜYE OLDUĞUNUZ ANDA BİTER"
"Tarafsızlık bir partiye üye olduğunuz anda biter. Genel başkan olduktan sonra biter. Bu namus ve şerefi nerede buraktınız siz. Size kısaca bir partinin nerelerden nerelere savrulduğunu anlatacağım. Bir siyasal partinin demokrasi diye yola çıkıp totaliter rejimi nasıl savunduğunu anlatacağım. 2001'de Erdoğan partisinin kuruluşunda 'lider oligarşisinin çöktüğü gün olarak geçecektir' diyor. Tam tersi oldu. Oligarşiyi çökertecekti tam bir oligark oldu. Bir partinin vaatlerini o partinin programı ile öğrenirsiniz. AK Parti neyi vadediyor? Okuyayım; "Herkes özgür olmadıkça kimse özgür değildir özdeyişi partimizin temel ilkelerindendir. Partimiz demokratikleşmenin sağlanmasını en önemli görevleri arasdında sayar" diyor. Bugün hapishanelerde 221 bin 650 kişi var. Hiçkimsenin can ve mal güvenliği yok. Üniversiteler dahi konuşamıyor. Hangi demokrasi. "Toplumları ve devletleri tahrip eden yozlaşma, yolsuzluk, iltimas, eşitsizlik, ırkçılık gibi olumsuzluklar partimizin en yoğun mücadele alanlarıdır" gülüyorsunuz değil mi? Yolsuzlukla mücadele edecekler. Artık yolsuzluklar sıradanlaştı. AK Parti deyince, dünyanın her yerinde yolsuzluklar akla geliyor. Programında ne yazıyor, geldikleri nokta ne. Rıza Sarraf, "Ne olursunuz serbest bırakın?", haberleri yok dünyaya rezil oldunuz da sizin haberiniz yok."
"BUNLAR ZULÜMDEN HOŞLANIRLAR ADALETTEN DEĞİL"
"Bugün kuvvetlerin birliğinden söz ediyoruz. Demokrasi şu anda oksijen çadırında. Bir parti düşünün, kendi programında demokrasiden söz etsin, ahlaktan söz etsin ve bugün 16. yılın sonunda tam bir dikta yönetimi olarak ortaya çıksın. Bunlar zulümden hoşlanırlar adaletten değil, ahlaksızlıktan hoşlanırlar, ahlaktan değil. AK Parti'nin Genel Başkanı İbn-i Haldun'dan bahsediyor, adım gibi eminin tek satırını okumamıştır."
