Hata etti, suç işledi, yargılandı, ceza aldı, cezasını çekti, gözyaşlarını akıttı, acılarını yaşadı ve şimdi de tahliye olacak.
İnsanlıktan nasipsiz Yeni Akit açısından bütün bunların hiçbir önemi ve anlamı yok ki...
Deniz Seki’nin tahliye olacağı haberine “Torbacı Deniz” başlığını atıyor.
*
Şaşırıyor muyuz? Tabii ki hayır...
Sadece bulantı hissiyle dopdolu oluyoruz.
SON KHK ile ordudan kesin ihraç edilen bazı subay ve astsubaylar var ki...

Adamların FETÖ ile ilgileri sıfır.
- Zaman abonesi değiller.
- Bank Asya’nın önünden bile geçmemişler.
- ByLock falan... Kıyısından bile bulaşmamışlar.
- 15 Temmuz’un hiçbir yerinde yer almamışlar.
- Himmet yok. Kurban gönderme yok. Maklube yok.
*
Peki ne var?
Sadece ve sadece...
Kardeşinin FETÖ’den yargılanması var.
*
Sırf kardeşi FETÖ’cülükten yargılanıyor diye gözünün yaşına bakmadan haklarında kesin ihraç kararı verilen subaylar ve astsubaylar var.
*
İlk günden beri yazıyorum:
Mehmet Dişli’nin 15 Temmuz darbesinin generallerinden biri olması, kardeşi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’yi bağlamaz.
Yine aynı görüşteyim:
Mehmet Dişli’den yola çıkarak Şaban Dişli’nin kellesini istemek ilkelliğin dik âlâsıdır.
*
Ama Şaban Dişli söz konusu olduğunda uygulanan bu ilkenin, garibanlar söz konusu olduğunda zerre kadar dikkate alınmaması asla kabul edilemez.
*
Eğer burası iyi, hakkaniyetli, güzel, adil, düzgün bir memleket olacaksa...
Bu ancak...
“Olan hep garibana olur zaten” dedirtmemekle mümkün olabilir.
