"Muhafazakar Türkiye"nin Cuma Günü Manşetleri

Medyatik Analiz
By -
0
Türkiye'de Medya ve Muhafazakarlık (1)  Medya-Analiz -F.Bediroğlu

Türkiye'nin Medya geçmişi oldukça ilginç..Türkiye'de medyanın yönetim ve hükümet üzerinde önemli derecede etkili olduğu dönemler olduğu kadar Hükümetin veya iktidar partisinin medya üzerinde etkili olduğu dönemlerde mevcuttur.Bazı devirlerde iktidara en sert muhalefeti yapan ve kontrol eden medya olmuştur.Bir zaman askeri vesayetin etkisinde generallerin manşet attığı dönemlere rastlamak mümkün.

Bu analizimizde irdeleyeceğimiz Türkiye'de medya muhafazakarlık ve din ilişkisidir.
Askeri vesayetin hükümetler üzerinde demoklesin kılıcı gibi durduğu dönemler medya laiklik hasasiyetlerin sürekli yüksek tuttuğu ve oldukça abarttığı bir tetikçilik vazifesi görmüştür.
Üniversite kapılarında ağlaşan tesettürlü kızlara rastladığımız o dönemler başörtülü kızlar öcü gibi gösterilmiş,cuma namazına giden öğrenciler örgüt elemanı gibi lanse edilmişti.
İyi ki kör topal işleyen bir demokrasimiz var dediğimiz vakit milletin büyük bir desteği ile kendini "muhafazakar demokrat" diye nitelendiren AKP tek başına iktidara gelmişti.
Sıkıntılı koalisyon dönemlerinden sonra tek başına iktidara gelen hükümet ülkeye ilaç gibi gelmişti.
Sürekli demokrasi,hoşgörü,birliktelik sözcüklerini kullanan iktidar partisi ülkenin tüm kesimlerinin desteğini alarak zamanla oyunu artırdı.Kuşkusuz lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği önemli bir etken olmuştur.
Demokrasi vurgusu yapan tüm grupların işbirliği askeri vesayet sonlandırılmış asker kışlaya asıl vazifesine dönmüştür.
Sivil Siyasi iktidar olmadığı kadar muktedir olmaya başlamış gücüne güç katmıştır.
Öyle ki İktidar partisİnin İstanbul il Başkanı'nın bir seçimden önce veya sonra açıklandığı "Bundan sonra beraber yürüdüğümüz bazı gruplarla yollarımız ayrılabilir" demişti.
İktidar partisi AKP artık kendi ayakları üzerinde durabildiğini kimseye ihtiyacı kalmadığını ve bundan dolayı iktidarı kimse ile paylaşmayacağını ilan etmişti.
Bundan sonra ülkede üstü kapalı başlayacak yeni bir kavganın işaretleriydi bu sözler.
Çünkü artık AKP'nin kavgası eski dostları ile olacaktı..Bu kavga ateşine eski düşmanlar (Perinçek gibiler ) var güçleri ile benzin taşıyacaklardı.
Bu kavga medyanın ve tabiki de medya bu kavganın önemli bir parçası olacaktı.
Medya üzerinde oldukça etkili olan İktidar partisi "yeni düşman" olan eski dostlarına karşı tüm gücüyle hücum edecek onlarca gazetei, tv internet sitesi, vb. seferber edilecekti.
Muhalif medya tarafında Yandaş  havuz medya diye nitelendirilen iktidar destekli medya bu kavga oldukça hazırlıklı istekli olması İktidar taraftarlarını bile şaşırtmıştı.
Konuyu asıl meseleye getircek olursak an itibarı ile medyanın büyük çoğunluğu yüzde 85 denilecek oranda kendini MUHAFAZAKAR DEMOKRAT diye nitelendiren iktidar partisi AKP'nin etkisinde..
Yani AKP'nin hoşnut olmadığı manşet,makale,tv programı yapması imkansız.
Tarih 29 Ocak 2016 gün: CUMA
Özelikle büyük harfle yazdım CUMA   ancak medyanın önemli unsurlarından gazetelere göz attığımızda "Muhafazakar Türkiye" nin ne yandaş ne muhalif diye nitelendirilen gazetelerde Cuma gününe uygun ne bir haber ne manşet görmek mümkün..
Kalemler ,kılıçlar,gayz ve nefretle bilenmiş hedefine fırlatmakta..
Ne kendine muhafazakar demokrat diyen iktidarın etkisindeki medya ne de çeşitli dini gruplara ait gazetelerde Cuma ile alakalı bir yazı görmek mümkün ilk sayfada..
Öyleki  Muhafazkar bir bir partinin iktidarda olduğu bir dönemde Yeni Asya Gazetesi Kuran tefsiri mahiyetindeki Risale-i Nurların serbest bırakılma sevincini manşetine taşıdığını görebiliyoruz..

Medya-Analiz F.Bediroğlu





  

Kaynak: http://www.gazeteoku.com/gazete-mansetleri.html

Yorum Gönder

0Yorumlar

Yorum Gönder (0)